İktidar Yozlaştırır mı?
Dr. Hüseyin Çırpan 

Gücün kullanımı olmadan, liderlikten söz edemeyeceğimizi yazmıştık önceki yazımızda. Gücün kullanımı aynı zamanda iktidar olmayı gerektirir. Muktedir değilsek gücün kullanımından bahsedemeyiz. Önemli sorulardan birisi, liderin sahip olduğu gücü ne için kullandığıdır. Gücün kullanım biçimi, özellikle de pek çok insanın hayatı etkileyecek kararlar alma gücü, kişinin iyi lider olma sürecinde önemli testlerden birisidir. Tarih sayfaları bu testten geçememiş insanlarla doludur ve bu durumu LordActon “iktidar (güç) yozlaştırır, mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır” şeklinde kesin bir yargı olarak ifade etmiştir.Bu cümlede bir açmaz vardır esasında. Güç kullanımı olmadan lider olunamaz ve güç (iktidar) yozlaştırır ise o zaman nasıl iyi lider olacağız?

LordActon’un yargısını destekleyecek çok örnek var kuşkusuz. Diğer taraftan bu kesin yargı insanın yaratılmışların en şereflisi olma potansiyelini ve iyi/kötü arasında seçim yapabilme özelliğini dikkate almıyor.
 
İktidar olmak veya gücün kullanımı her halükarda bir kaynak dağıtımına yol açar veya insanların bazıları için pozitif, bazıları için ise negatif sonuçlar doğurur. Kimilerinin sınırlarını genişletirken kimilerinin sınırlarını daraltır. Bu nedenle insanların pek çoğu bu güce sahip
olmak için can atarlar. Kaynak dağılımında mülkün temeli olan adaletin sağlanması ve kararların iyi, güzel ve doğru olana hizmet etmesi için kriter olarak neyi esas alacağımız veya hareket noktamızın ne olduğu önemli hale gelir. “Ameller niyetlere göredir” prensibine göre
davranışımızı anlamlı kılacak olan hareket noktamızdır.